İçeriğe geç

Psikolog mu, psikiyatrist mi? Kime ne zaman başvurulur

Psikolog Mehmet Sait Turşak 5 dk okuma

Psikolog ve psikiyatrist sık karıştırılan iki meslek. Eğitimleri, yapabildikleri ve yapamadıkları farklı. Hangi durumda nereden başlamanın mantıklı olduğunu sade bir dille anlattım.

Destek almaya karar veren birçok kişinin ilk takıldığı soru aynı: "Psikoloğa mı gitmeliyim, psikiyatriste mi?" İki meslek adı birbirine benziyor, ikisi de ruh sağlığıyla ilgileniyor ve dışarıdan bakınca farkı anlamak zor. Oysa eğitimleri, yetkileri ve çalışma biçimleri oldukça farklı. Bu yazıda farkları sade bir dille anlatmaya, hangi durumda nereden başlamanın mantıklı olduğunu netleştirmeye çalıştım.

Psikiyatrist kimdir?

Psikiyatrist bir tıp doktorudur. Önce tıp fakültesini bitirir, ardından psikiyatri alanında uzmanlık eğitimi alır. Yani hem bedeni hem ruh sağlığını tıbbi açıdan değerlendirebilecek bir eğitimden geçmiştir.

Bu eğitim ona iki önemli yetki verir:

  • Tıbbi tanı koyabilir. Belirtileri değerlendirir, gerekirse tahlil ya da başka tetkikler ister, bedensel bir nedenin payını araştırır.
  • İlaç yazabilir. İlacın gerekip gerekmediğine, hangi ilacın hangi dozda kullanılacağına ve ne zaman azaltılacağına karar verir, süreci izler.

Çocuk ve ergenlerle çalışan psikiyatristler ayrıca kendi alanlarında uzmanlaşmış hekimlerdir.

Psikolog kimdir?

Psikolog, üniversitelerin psikoloji lisans bölümünü bitirmiş kişidir. Eğitim tıbbi değil; insan davranışı, düşünce süreçleri, duygular, gelişim ve öğrenme üzerine kuruludur. Ben de psikoloji lisans mezunu bir psikoloğum; eğitim geçmişimi ve çalışma yaklaşımımı hakkımda sayfasında ayrıntılı olarak yazdım.

Psikoloğun işi, kişiyle konuşarak zorlandığı konuları birlikte anlamak ve bunlarla baş etmenin yollarını aramaktır. Kaygı, düşük ruh hâli, ilişki sorunları, yas, stres, özgüven gibi konularda psikolojik danışmanlık süreci yürütür. Bu süreçte bilimsel olarak incelenmiş yaklaşımlardan yararlanılır; benim ağırlıklı olarak kullandığım yaklaşım Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT).

Pratikte bu, düzenli aralıklarla yapılan ve genellikle belirli bir hedef etrafında şekillenen görüşmeler demek. Neyin zorladığını birlikte tanımlıyor, bunun günlük hayatta nasıl ortaya çıktığına bakıyor ve görüşmeler arasında denenebilecek küçük adımlar üzerinde çalışıyoruz. Psikoloğun rolü akıl vermek ya da hüküm bildirmek değil; kişinin kendi deneyimini daha net görmesine ve işine yarayacak yolları bulmasına eşlik etmek.

Önemli: Psikolog ilaç yazmaz ve tıbbi tanı koymaz. İlaç ihtiyacı olabileceğini düşündüğü ya da belirtilerin tıbbi bir değerlendirme gerektirdiği durumlarda kişiyi hekime, çoğu zaman bir psikiyatriste yönlendirir.

Karıştırılan diğer unvanlar

Araştırırken birbirine benzeyen başka unvanlarla da karşılaşabilirsiniz. Kısaca:

  • Psikolojide yüksek lisans yapmış olanlar: Lisans sonrası alınan yüksek lisans eğitimiyle ayrı bir unvan kazanılır. Bu, lisans mezunu psikologdan farklı bir unvandır ve adı ancak ilgili eğitimle kullanılabilir.
  • Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) mezunları: Psikolojiden ayrı bir bölümdür, genellikle eğitim fakültelerinde yer alır. Mezunları çoğunlukla okullarda rehberlik alanında çalışır.

Hangi unvanla karşılaşırsanız karşılaşın, bir kişinin hangi bölümden mezun olduğunu ve hangi eğitimleri aldığını sormak son derece doğaldır. İyi bir meslek insanı bu soruyu açıkça yanıtlar.

Hangi durumda hangisine başvurulur?

Keskin bir çizgi yok, ama genel bir yön vermek mümkün.

Bir psikologla başlamak mantıklı olabilir, eğer:

  • Zorlanıyorsunuz ama işe gidebiliyor, günlük sorumluluklarınızı büyük ölçüde sürdürebiliyorsunuz.
  • Bir ilişki, ayrılık, iş stresi ya da hayat değişikliği gibi belirli bir konu üzerine konuşmak istiyorsunuz.
  • Kaygı, erteleme, özgüven gibi konularda düşünce ve davranış kalıplarınızı anlamak istiyorsunuz.
  • Uzun süredir aynı döngüye girdiğinizi fark ediyor ve bunun üzerine düzenli çalışmak istiyorsunuz.

Önce bir psikiyatriste başvurmak daha uygun olabilir, eğer:

  • Uyku, iştah ve enerji uzun süredir belirgin biçimde bozulduysa, günlük işleriniz ciddi biçimde aksıyorsa.
  • Gerçekte olmayan sesler duymak, çevrenizdekilerin paylaşmadığı yoğun şüpheler gibi deneyimler yaşıyorsanız.
  • Olağandışı derecede yükselmiş, uykuya ihtiyaç duymadığınız dönemler ile çökkün dönemler arasında gidip geliyorsanız.
  • Alkol ya da madde kullanımı kontrolden çıkmaya başladıysa.
  • Halihazırda ilaç kullanıyorsanız ve ilaçla ilgili bir sorunuz ya da değişiklik ihtiyacınız varsa.

Bu iki liste kesin kurallar değil. Bir kişi hem uzun süredir uykusuz olabilir hem de bir ilişkinin ardından yaşadıklarını konuşmaya ihtiyaç duyabilir. Böyle durumlarda iki meslekten birden destek almak çoğu zaman en işlevli yol oluyor.

Örneğin belirgin bir çökkünlük yaşıyorsanız, depresyon rehberinde anlattığım gibi hekim değerlendirmesiyle psikolojik danışmanlığın birlikte yürüdüğü bir düzen çoğu zaman iyi işliyor.

Birlikte çalışmaları

Psikolog ve psikiyatrist birbirinin alternatifi değil, çoğu zaman birbirini tamamlayan iki meslek. Sık görülen bir düzen şöyle: psikiyatrist tıbbi değerlendirmeyi yapar, gerekiyorsa ilacı düzenler ve belirli aralıklarla kontrol eder; psikologla yapılan düzenli görüşmelerde ise kişinin günlük hayatta yaşadıkları, düşünce alışkanlıkları ve baş etme yolları üzerinde çalışılır.

İki taraf da kişinin onayıyla birbirinden haberdar olduğunda süreç daha tutarlı ilerler. Bir psikiyatriste gidiyorsanız bunu ilk görüşmede psikoloğunuza söylemeniz faydalı olur; aynı şey tersi için de geçerli.

İlaç kullanan kişilerin sık sorduğu bir soru da ilacı ne zaman bırakabilecekleri. Bu karar her zaman ilacı yazan hekimle birlikte verilmeli. İlacı kendi başınıza azaltmak ya da kesmek istenmeyen etkilere yol açabilir; psikolog olarak bu konuda yönlendirme yapmam doğru olmaz, sizi hekiminizle konuşmaya teşvik ederim.

Bir de şunu eklemek isterim: psikiyatriste gitmek, ilaç kullanmak zorunda olmak anlamına gelmiyor. Değerlendirme sonunda ilaca gerek görülmeyebilir ya da kişiye psikolojik destek önerilebilir.

İlk adımı nereden atmalı?

Görüşmelerde sık duyduğum bir endişe, "yanlış yere gidersem vaktimi boşa harcarım" düşüncesi. Aslında bu kaygı çoğu zaman yersiz. İki meslek de kendi alanının sınırlarını bilir; psikolog tıbbi değerlendirme gerektiğini düşündüğünde, psikiyatrist de konuşma temelli bir desteğin yararlı olacağını gördüğünde kişiyi yönlendirir.

Kararsızsanız şu soruları kendinize sormak yardımcı olabilir: Belirtilerim günlük hayatımı ne ölçüde durdurdu? Bedensel bir nedeni olabilir mi? Konuşarak bir şeyleri anlamaya mı, yoksa önce tıbbi bir değerlendirmeye mi ihtiyacım var?

Günlük hayatınızı sürdürebiliyor ama bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyorsanız bir psikologla ilk görüşme iyi bir başlangıç olabilir. İlk görüşmede neler konuşulduğunu merak ediyorsanız ilk görüşme nasıl olur sayfasına göz atabilirsiniz. Görüşmelerde hekim değerlendirmesinin gerektiğini düşündüğüm bir durum olursa bunu açıkça söylüyor ve sizi yönlendiriyorum.

Uzun süredir çarpıntı, baş dönmesi, yorgunluk gibi bedensel belirtiler yaşıyorsanız, psikolojik bir açıklama aramadan önce bir hekime görünmek her zaman doğru bir adımdır. Tiroid gibi bazı bedensel durumlar ruh hâlini doğrudan etkileyebilir.

Acil durumlarda

Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceleri, yoğun bir kriz hâli ya da kontrolü kaybettiğinizi hissettiğiniz bir an yaşıyorsanız randevu beklemeyin. 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Ne psikolog ne de planlı bir görüşme acil müdahalenin yerini tutar.

Kısaca

Psikiyatrist tıp doktorudur; tanı koyar, ilaç yazar ve tıbbi süreci izler. Psikolog psikoloji eğitimi almıştır; ilaç yazmaz, tanı koymaz, konuşma temelli psikolojik danışmanlık yürütür. Hangisinden başlarsanız başlayın yanlış kapıyı çalmış olmazsınız: iki meslek de gerektiğinde sizi diğerine yönlendirir. Önemli olan ilk adımı atmak.

Sık sorulanlar

Psikolog ilaç yazabilir mi?

Hayır. Psikolog tıp eğitimi almadığı için ilaç yazamaz ve tıbbi tanı koyamaz. İlaç ihtiyacı değerlendirilecekse bu bir psikiyatristin, yani hekimin işidir.

Psikiyatriste gitmek ilaç kullanmak zorunda olmak mı demek?

Hayır. Psikiyatrist önce değerlendirme yapar; ilacın gerekip gerekmediğine bu değerlendirmeye göre karar verilir. Her görüşme ilaçla sonuçlanmaz.

Hem psikoloğa hem psikiyatriste aynı anda gidilebilir mi?

Evet, bu sık görülen ve çoğu zaman yararlı bir düzendir. Psikiyatrist tıbbi tarafı izlerken psikolojik danışmanlık sürecinde düşünce, duygu ve davranış örüntüleri üzerinde çalışılır.

Nereden başlayacağımı bilmiyorum, ne yapmalıyım?

Günlük işlevleriniz büyük ölçüde sürüyorsa bir psikologla ilk görüşme iyi bir başlangıç olabilir. Gerekirse psikolog sizi psikiyatriste yönlendirir. Belirtiler ağırsa ya da bedensel bir neden olabileceğinden şüpheleniyorsanız önce hekime başvurun.

Acil bir durumda kime başvurmalıyım?

Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşüncesi, yoğun kriz hâli gibi acil durumlarda randevu beklemeyin; 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayın ya da en yakın acil servise gidin.

Kendi durumunuzu konuşmak isterseniz

Bu yazı genel bilgi veriyor; herkesin hikâyesi farklı. Karşıyaka ya da Alsancak ofisinde yüz yüze, dilerseniz online görüşebiliriz. Önce aklınıza takılanı sormanız da yeterli.

İlgili yazılar

WhatsApp